duvarsanat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
duvarsanat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Haziran 2015 Cuma

ÇOCUK İNSANIN ATASIDIR; DİNO'NUN ŞARKILARI

Aşağıdaki yazı ilk olarak; http://gezite.org/cocuk-insanin-atasidir-dinonun-sarkilari/ linkinde yayımlanmıştır. 
Şubadap Çocuk “Çocuklar İçin Evrim Şarkıları; Dino’nun Şarkıları” albümünü yayınladı; “Evrim okul müfredatından çıkartılıyorsa, müzik repertuarına girer!”
0

LAF CAMBAZISIN AMA DOSTLARIN KİMLER?

Aşağıdaki yazı ilk olarak; http://gezite.org/laf-cambazisin-ama-dostlarin-kimler/ linkinde yayımlanmıştır.
Kelimeler üzerindeki hakimiyetini ve laf cambazlığını ezilenler, yoksullar, barikatın arkasında duranlar için kullanan Boykot, ilk albümü “Geri Dönmek Yok”‘u yayımladı.
1
kapak_1

10 Kasım 2014 Pazartesi

PRAKSİS'TEN İLK ALBÜM; SOKAKLARDA İSYAN VAR!

http://gezite.org/sokaklarda-isyan-var/ linkinde yayımlanmıştır...
Praksis, Haziran ayaklanması sürecinde barikatların önünde cesur tavırları ve notaları ile tanıdığımız / tanıştığımız bir grup. Yaklaşık beş ay önce ilk stüdyo albümleri “Sokaklarda İsyan Var”ı yayımladılar.
praksiTürkiye’de “kentli” muhalif / devrimci müzik form değiştirme eğiliminde. Henüz yeteri kadar duyulduğu söylenemeyecek bu sesler, bir geçiş dönemini ifade ediyor denebilir. Death Metal’den Hard Core’a, Rap’ten Rock’un çeşitli varyasyonlarına uzanabilecek bir yelpazede üretim mevcut. Muhalif / devrimci müziğin “yeni aktörlerinin” popülerleşmeye daha müsait müzikal formlarda değil de, neden nispeten alt kültürlere ait daha “sert” tonlarda karşılığını bulmaya çalıştığı ayrı bir tartışma / yazı konusu.

16 Kasım 2013 Cumartesi

ANNE BEN HIYAR MIYIM? - ALİ ARTUN

25.09.2013 tarihinde, e-skop'ta yayınlanmıştır.

http://www.e-skop.com/skopbulten/anne-ben-hiyar-miyim/1510

Çağdaşlığın ve çağdaş sanatın ne olduğu üzerine yıllardır süren tartışmalarda nihayet bazı uzlaşmalara varıldı. Bunlardan ilki, çağdaş sanatın modernliği parçalayan bir dönemi ifade etmesi. İkincisi, küreselleşmenin bir tezahürü olması. Üçüncüsü ise, finansla ve iletişim teknolojileriyle bağlaşıklığı. Küresel şirketlerin büyük yatırımlarla yapılandırdıkları çağdaş sanat, başta bienallerle örgütleniyor.

11 Nisan 2012 Çarşamba

TANYA



HÜZNÜN VE HASRETİN RESSAMI- NURİYE KILINÇ


Hüznün ve hasretin ressamı Nuriye Kılınç’ın resimlerine bakıyorum birer birer. Zaman donmuş gibi 1980’li yıllarda. Şişmiş bir ayak. Hücreye tıkılmış çıplak bir kadın; asla “nü” değil. Daha sonra önümden gurbet, mültecilik göçmenlik temaları akıyor. Bavullar geçiyor gözlerimin önünden. İçimdeki sessizlik yavaş yavaş meraka dönüşüyor. Yaşananları unutmak için didinenleri, hatta “MC,” DP’den itibaren bilumum muhafazakâr, Türk-İslam sentezcileri haklıydı da yanlış olan bizdik galiba diyerek utangaç düşüncelerini ifade edenleri hatırlıyorum. Yıl 2011; Ocak ayının son günlerindeyiz. İzmir’in ılıman kışında bilmediğim bir Kanada-Malatya soğuk iklim ve kar kuşağını düşünüyorum.